13 Ocak 2010 Çarşamba

Sevgili tam hapşıracakken geri kaçan hapşırık

Sevgili tam hapşıracakken geri kaçan hapşırık,

Şımarıklığın bu kadarı olmaz ama >:|

Geliyorsun diye işi gücü bırakıyorum. Bütün ilgimi sana yoğunlaştırıp kendimi hazırlıyorum. Tam ağzımı açıp suratımı kimsenin görmesini istemeyeceğim kadar acayip bir hale getirdiğimde, hop geri kaçıyorsun olacak iş mi bu?

Hapşırmak kalbime de faydalıymış hem, gitsene sen ya!... Neden bu "ayrılamaaaam" tribi? Yüzsüzsün de ayrıca. Ben senin yerinde olsam istenmediğim yerde durmam. Hani saatlerdir git diye ışığa bakmaktan gözlerimden olucam. Rahatsız oluyorum arkadaşım, terbiyesizlik ediyorsun! Ben ki senin için kalbimin bir saniye durmasını göze alıyorum. MEH!

Tabii bazen başka insanların gazına gelip geri kaçıyorsun o da ayrı mesele. Hayır yani, kısa bir süre de olsa beraber yaşamışız, hiç mi hatrım yok? Ne olmuş hapşırmadan önce "çok yaşa" demişlerse? O iç basıncı ayarlayana kadar ne kadar uğraşıyorum senin haberin var mı!


Ortalama 140 km/s'lik bir hızla seni fırlatıp atasım var. Kaçma artık, tamam mı bebişim?


Hadi öptüm kocaman, bay!

Bahriye

4 yorum:

Fosforlu

Eski zamanda hapşırmak saygısızlık da sayılırmış. Aman saygısızlık yapacağıma ölürüm daha iyi diyormuş millet ! :)

eda demir

saygisizlik olmasin diye o kadar icinde tutmus kiz zaten.

Adsız

süper olmuş .yenicek keşfettim ve baştan sona okudum blogu.hepinizi tek tek tebrik eder öperim bay:Pp

eda demir

tesekkur ederiz, bir dahaki sefere isminizle yorum yazmanizi dileriz :)

öptüm bay!  © Blogger template por Emporium Digital 2008

Voltar para o TOPO