7 Şubat 2010 Pazar

Sevgili iPod...

sevgili iPod,

seninle üç senedir acı tatlı anılarımız oldu. kah güldük, kah ağladık, çok memleketler gezdik, çok anılar paylaştık. seni sürekli çantamda, cebimde ve yeri geldiğinde elimde taşıdım. koluma bile taktım lan. evet, yürüyüşe giderken kola takma gadget’ını kullanıp seni kolumda taşıdığım oldu. gerçi o zamanlarda da kulaklıkların her yere dolanıp sürekli kulağımdan çıkarak beni sinir etmeyi biliyordu ama olsundu. yürüyordum ve müzik vardı.

içinde bilgisayarımda olmayan çok eskiden kalma şarkılar var, efendime söyleyeyim bir takım fotoğraflar var, film bile var lan. bir iki bölüm family guy var.

bugüne bugün senden vazgeçemediğim için hem iPhone hem iPod taşıyan kro insan oldum. o yargılayan bakışlara göğüs gerdim. her şey sadece müzik içindi. üstelik telefonumu salladığımda shuffle yaparken sen de sadece next’e basabiliyordum. ona rağmen seni tercih ettim çünkü aramızda gönül bağı vardı. bi de ne yalan söyliyeyim telefonun şarjını çok bitirmek istemiyordum. ayrıca içindeki şarkılar bilgisayarımda yoktu şerefsiz.

sana değil belki ama içindeki şarkılara paha biçemiyorum, belki normal bi zamanda olsaydı sana da paha biçemezdim ama şu an biçiyorum şerefsiz. biçiyorum allahsız. gözümde beş para etmeyen neredeyse obsolete bir tekonolojik aletsin.

kapitalizmin kölesi olup yan ürünün ne varsa aldım, seni silikon kılıflara sardım be iPod. sana gösterdiğim ilgiyi belki sevdiklerime gösterseydim şu an toplumda örnek davranışlarıya parmakla gösterilen bir birey olurdum. ama sürekli seninle vakit geçirmekten toplumdan soyutlandım, sürekli kulağımda müzikle gezdiğim için çok defalar ezilme tehlikesi atlattım.

şu an bu satırları içindeki 29GB müzikten bir nebze olsun GB kopartmaya çalışırken yazıyorum ve şunu bil ki başaramazsam seni belki de kırabilirim iPod. garanti veremiyorum.

aldığm kulaklıklara mı yanayım, beni böylesine yarı yolda bırakmana mı yanayım şarkılarımın sırra kadem basmasına mı yanayım he iPod, he?

bir daha seni görmek istemiyorum, yaşadıklarımızı da unutmaya çalışacağım. seni tarihin karanlık sayfalarına gömüyorum non-sevgili iPodceğizim.

haaa belki bi anda hiçbir şey olmamış gibi düzelirsin, işte o zaman çok sevinçlenirim.

sevinçlenemezsem de artık kısfmet.

öpsem mi bilemedim? bay.

sera akture

4 yorum:

Aslı

delisin sen ya :)) ipod'un umarım düzelir, sana istediklerini verir de öper ve bay dersin gerekirse :)

vic vega

"Ulan çağlar bu kadar typo yapmaz, hadi diyelim yaptı, (sen de sadece next'e basabiliyordum) derken o "de"yi ayırmaz, zaten koluna ipod takıp yürüyüşe gidecek bir herif de değildir" derken gördüm ki misafir yazar olayıymış. moderasyon, uyuma lan!

εzgi

Konuk yazar olduğu için çok dokunmak istemedim ama Çağlar kim yahu?
Çağrı o Çağrı (:

vic vega

oha, çağlar ne be (:

öptüm bay!  © Blogger template por Emporium Digital 2008

Voltar para o TOPO